16 Ocak 2012 Pazartesi

AVON SOLUTİONS

Ben genelde cildimle çok fazla uğraşmam günlük bi nemlendiricim vardır sadece onu kullanırım. 6 ayda birde güzellik salonunda kimyasal peeling yaptırırım, makyaj olarakta olmazsa olmaz muhteşem 4 lüm vardır. Göz altı kapatıcısı, siyah göz kalemim, kirpik maşam ve hafif allık bitti ben hazırım.

 Her neyse doğumdan sonra cildim ve saçlarım çok yıprandı saçlarım 6 ay boyunca dökülmedi adeta aktı gitti şimdi yeni yeni toparlanıyor. Yüzümde ise kuruma ve kepeklenme oldu arkadaşın tavsiyesi ile çok fazla umutlanmayarak Avon un bu grubunu aldım. İyikide almışım kimyasal peelingi bekleyen siyah nokta ve sivilceli yüzüm 1 haftada kendine geldi. Ürünler gelir gelmez hemen kil maskesini uyguladım ve sonuç mucize gibiydi burnumdaki siyah noktalar gitti. İnanması zor gelince hemen eşimede uyguladım ve sonuç ondada aynıydı siyah noktaları gitmişti. 

Memnun kaldığım için sizlerlede paylaşmak istedim. İşe yaradı tavsiye ederim:)


25 Aralık 2011 Pazar

31 ARALIK MEKKE'NİN FETHİ


Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı. (Fetih Suresi, 27)
Peygamber Efendimiz, Medine'de iken gördüğü bir rüyasında, müminlerin güven içinde Mescid-i Haram'a girdiklerini ve Kabe'yi tavaf ettiklerini görmüş ve müminleri bu haberle müjdelemişti. Çünkü, Mekke'den Medine'ye hicret eden müminler, o zamandan beri Mekke'ye gidemiyorlardı.
Allah, Peygamberimiz (sav)'e katından bir yardım ve destek olarak Fetih Suresi'nin 27. ayetini vahyetmiş ve rüyasının doğru olduğunu eğer Allah dilerse müminlerin Mekke'ye girebileceklerini bildirmiştir. Gerçekten de, bir süre sonra, önce Hudeybiye Barışı ve ardından gelen Mekke'nin fethi ile, Müslümanlar aynı ayette bildirildiği gibi güven içinde Mescid-i Haram'a girmişlerdir. Böylece Allah, Peygamber Efendimizin önceden haber verdiği müjdenin gerçek olduğunu göstermiştir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır. Fetih Suresi'nin 27. ayetine dikkat edilirse, Mekke'nin fethinden önce gerçekleşecek bir başka fetihten daha söz edildiği görülecektir. Nitekim ayette haber verildiği gibi Müslümanlar, önce Yahudilerin elinde bulunan Hayber Kalesi'ni fethetmişler, daha sonra da Mekke'ye girmişlerdir.

Mekke'nin fethinin müjdelendiği diğer ayetlerden bazıları ise şöyledir:
Onlara karşı size zafer verdikten sonra, Mekke'nin göbeğinde ellerini sizden ve sizin de ellerinizi onlardan çeken O'dur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. (Fetih Suresi, 24)
Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik. Öyle ki Allah, senin geçmiş ve gelecek (her) günahını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin. Ve Allah, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin. (Fetih Suresi, 1-3)
İsra Suresi'nin 76. ayetinde ise, inkarcıların da Mekke'de kalamayacakları şöyle bildirilmiştir:
Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar. (İsra Suresi, 76)




Takvim Nedir?
Evvela size takvim hakkında bir ufak hatırlatma yapacağım beni çok dinleyenler hatırlarlar iki türlü takvim vardır arz üzerinde. Bir tanesi şemsi yani güneşin dönüşümüne bağlı olan takvim. Bu gün halen dünyanın büyük çoğunluğunda kullanılan takvim budur. İkincisi de kameri takvimdir. Kameri takvimde milletimiz çok iyi bilir gerek ramazan dolayısıyla gerekse mübarek geceler dolayısıyla senenin belli günlerinde dönüşümlü olarak daha çok on gün fark atarak seyreden bir takvimdir.Buda kamerin hareketlerine bağlı bir takvimdir. Arz üzerindeki bir takım olaylara baktığımız zaman aslında arzın biyolojisi kameri takvimle planlanmıştır. Çiçeklerin açmasından tohumların yetişmesine kadar canlıların doğurmasına kadar hepsi kameri takvime tabidir. Bunu hepiniz farkında olmadan izlersiniz. Bütün hayvanların doğum süresi ya 21 gündür ya 28 gündür yahut onun katlarıdır. Yani haftaya tabidir. Hiçbir doğum biyolojik hadise şemsi takvime göre ayarlanmış değildir. Hepsi kameri takvime göre ayarlanmıştır. Bunun daha ilginci insan hücresinin vücut içerisindeki mitozudur ki o da kameri takvime ayarlanmıştır. Bundan dolayı da kanser tedavisi yapılırken tedavilerde duymuşsunuzdur 21. gün 28. gün 15. gün gibi belli hücre mitozlarına göre ayarlarlar. Demek ki aslında asıl takvim kameri takvimdir. Fakat kullanılışı itibariyle şemsi takvime nazaran pek pratik değildir. Yani insanlar senenin günlerini gelecek senede aynı günlerde yaşamak isteyecekleri için şemsi takvimi daha çok tercih etmişlerdir.

Mekkenin Fethini Kutlama
Şimdi bu açıdan baktığımız takdirde 31 Aralık şemsi takvim itibariyle Mekkenin fethine gelir. Mekke 31 Aralık da fethedilmiştir. Binaenaleyh Mekkenin fethini tezid etmek için elbette ki kameri takvime göre tezid eder dualarınızı yaparsınız o ayrı bir olaydır ama dünya çapında Mekkenin fethini tezid etmek gerekse bayramını yapmak gerekse bunun günü 31 Aralıktır.

Mekkenin Fethini Tüm Dünyaya kutlatmak
Geliyoruz bizim meşhur yılbaşı curcunasına. Her kafadan bir ses gelir, yılbaşında hindi kesti eğlendi gayri İslami hareketlerde bulundu diye hep yılbaşını yadırgarlar. Halbuki 31 Aralık Hristiyanlık açısından hiçbir kutsallık ihtiva etmez. Ne Hz. İsanın doğumudur ne Hz. İsa ile ilgili bir takım mesajların alışverişine ait bir gündür. 28Aralıka kadar Hıristiyanlığın kutsal günleri biter 24 Aralık da başlar 28 Aralıka kadar çeşitli günleri biter. 31 Aralık nereden çıkmış ve bu niçin yılbaşı yapılmıştır diye insanlar hala kafalarından bu sorunun cevabını bulmuş değillerdir. Çünkü 31 Aralıkın tescil edildiği gün bir Hıristiyan kutsal gün olmadığına göre ve bir takvim değildi o gün kimse çıkıp da bir takvim değildi o gün kimse çıkıp da bir takvim yapmadı. Bu takvim benim inancıma göre Cenab-ı Hakkın fevkalade ehemmiyet verdiği Mekkenin fethini bütün dünyaya kutlatmaktadır. Cenab-ı Hak, farkında olsun olmasın varsın yanlış hareket etsin horon tepsin, cümbüş yapsın ama Mekkenin fethi 31 Aralıktır ve Mekke feth olduktan sonra yeni bir sene gelmiştir. Çünkü insanlığa yeni bir gün doğmuştur.

Fetih Bir Güzelleştirme Olayıdır
Sözlerimin başında söylediğim gibi fetih olayı bir işgal olayı bir askeri siyasi zapdetme olayı değildir. Fetih olayı bir güzelleştirme güzele katlama hadisedir. Bundan dolayıdır ki İslam tarihinde şüphesiz ki bütün fetihlerin ana unsuru olan Mekkenin fethinden sonra böyle bir fetih de İstanbulun fethinde vardır. Dikkat ederseniz fetih bir büyük olay yaratmıştır. İstanbulun fethide bir büyük olay yaratmıştır. Binaenaleyh Mekkenin fethindeki esrarı mümkün olduğu kadar sizlere anlatmaya çalışacağım ve ondan dolayı da hiç kızmayın yılbaşında herkes ne yapıyor diye. Ama bir Müslümana bir şey yakışır o gece Mekke fatihlerinin ruhlarına niyaz etmek Allahın bizi putlardan kurtarıp yeni İslam devletini perçinleştirdiği için Allaha şükretmek yakışır. Hatta hatta eğer bir hediye almak aklınıza gelmişse Mekkenin fethi diye çocuklarınıza verin evladım bu gün yeryüzünün tarihi değişti yeryüzü zulümden kurtuldu yeryüzü putlara tapıyordu yeryüzü zalimlere tabi idi bu zulme son verildi. Bunun hatırası olarak sana şunu aldım dahi diyebilirsiniz. Bu ne bir Hıristiyan geleneğidir ne yılbaşına uyumdur. Ama dünya inşallah yakın zamanda daha iyi öğrenecek ki farkına varmadan bin senedir Mekkenin fethini kutlamaktadır. Ve bunu Allah istemiştir. Bunu yalnız Mekkenin fethine ait bir tarih olsaydı bunu belki Haluk hoca amma da yakıştırdın diyebilirdiniz. Ama bütün yüce günlerimizin, fevkalade önemli günlerimizin dünya tarafından kutlandığının bilmem farkında mısınız? Mesela 21 Nisan on sene evvel yeniden doğuş günü olarak ilan edildi. Efendimizin kameri ayda yeryüzüne teşriflerinin yıl dönümü olan bir gündür. O gün Fahr-i Kainat Efendimizin yeryüzüne teşriflerinin şemsi aydaki günüdür. Büyük millet meclisi açılırken de özellikle bekletilmiştir. 23 Nisana aslında 21 veya 22 Nisan da açılacakken cumaya rast getirmek bakımından 23 Nisanda açılmıştır ve efendimizin doğum günüyle irtibat kurup uğurlu hayırlı ve ebedi olması için bu meclisin bugün seçilmiştir.

DR. HALUK NURBAKİ

Ülkemizin birçok şehrinde 31  Aralık Mekke nin fethi programları Anadolu Gençlik Derneği ve bazı kuruluşlar tarafından kutlanıyor. Biz ailece her sene AGD nin yaptığı programda yerimizi alıyoruz. Sizlerde ailenizle bu programlara katılarak bu özel günü bu şekilde geçirebilirsiniz.


22 Aralık 2011 Perşembe

YENİ KİTAPLARIM

Bizim evde bilindiği üzere tv olmadığından iyi bir radyo dinleyicisiyim. Doğumdan önce keşfettiğim Burc fm de hergün sabah 9:30 da başlayan pedogog Adem Güneş in sunduğu çocuk deyip geçmeyin adlı programın takipcilerindenin. Aynı zamanda bu programın yahoo da birde grubu var anadolu pedegojisi adı altında bu konudan zamanında burada bahsetmiştim. Her neyse  Adem Güneş in bikaç kitabını aldım inşaallah eşimle bazı akşamlar oturup kitap analizi yapıcaz. Annelik akademisi bebeğim kitabını okudum doğumdan başlayıp sütten kesmeye kadar arada geçen zamandan bahsetmiş birçok bildiğim bilmediğim yararlı bilgilerden bahsetmiş. Bakalım diğer kitaplardan neler öğreneceğiz....


20 Aralık 2011 Salı

GÜL TATLISI


Malzemeler:  2 çay bardağı yoğurt
                      2 çay bardağı sıvıyağ
                     2 çay bardağı erimiş margarin bardağın teki tereyağ olabilir
                     2 çay bardağı irmik
                                            1 paket kabartma tozu                    
           1 paket vanilya
                        1 yumurta( isteğe bağlı)
                     yeteri kadar un,süslemek için ceviz fındık

Hazırlanışı: Tüm malzemeler karışıp ele yapışmayan ve kolay açabileceğimiz bir hamur haline geldikten sonra, hamuru merdane yardımıyla açıp çay bardağının ağzıyla yuvarlaklar çıkarılır.3 tane hamur parcasını yuvarlakların ortasına gelecek şekilde üst üste dizilir arasına ceviz fındık koyulur yuvarlanıp ortadan ikiye kesilip gül şekli verilir.

3,5 su bardağı şeker, 3,5 su bardağı su ve yarım limonla şerbet yapılıp tatlı sıcakken şerbet (soğukken) dökülür afiyet olsun. 

7 Aralık 2011 Çarşamba

AŞURE (AŞUR)


İslam kültüründe AŞURE önemli bir yer işgal eder. Kelime karşılığı on veya onuncu anlamına gelen Fecr suresinin ilk ayetlerinde " And olsun ki Muharrem ayının ilk on gecesine" diye geçen bu gün aslında kutsal sayılan bir gündür.
Peygamberlerin hayatlarında önemli olayların yaşandığı günlere denk gelir bu tarih

Yerlerin ve göklerin yaratılması,

Hz. Âdem ile Hz Davut'un tövbesinin kabûl edildiği gün.

Hz. Nuh'un gemisi Cudi Dağının üzerine demirlemiştir.

Hz. Yûnus'un balığın karnından çıkması,

Hz. İbrahim (as.)'in dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması

Hz. İdris'in göğe çıkarılması,

Hz. Süleyman (a.s.)'a saltanat verilmesi,

Hz. Yakub'un oğlu Hz. Yusuf'a kavuşması, gözlerinin görmeye başlaması, Hz. Yusuf'un kuyudan çıkması

Hz. Eyyûb'un hastalıktan kurtulması,

Hz. Musa'nın Kızıldeniz'i geçmesi ve Firavun ordusu ile birlikte helak olması,

Hz. İsâ'nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü oldu.

Hz. Musa (a.s.)'nın Firavun'un şerrinden kurtulması

Hz. Hüseyin (r.a.)'in şehid edilmesi

Kıyâmetin kopması da Aşûre günü olacaktır.

Hz. Aişe'nin belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Aşura gününde değiştirilirdi
İslamiyetin kabulunden sonra da bu gelenek hiç bozılmadan devam etmiş, Muharrem ayının 10. günü oruç tutularak aşure pişirmek adet olmuştur.(Aşure günü bir gün önce, bir gün sonra da tutarak Yahudilere muhalefet edin.)Yalnız Aşure günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutmalı!



Nuh un Oğullarından Sam, Ham ve Yasef kendisine iman etmelerine karşın Kenan kavminden bir çok kimse ona iman etmez. 1000 seneden fazla Allah ın emirlerini kavmine tebliğ etmesine karşın ne yazıkkı çok zulme uğrar ve onların alaylarına mağruz kalır.Sonunda kavmini Allah a şikayet eder. Allah Hz. Nuh a çok büyük bir gemi yapmasını emreder. Ve ona yardım etmesi için Cebrail (as) kendisine yardımcı gönderir. Hz Nuh emre itaat eder ve büyük bir gemi yapar. Kendisine iman eden mugminleri gemiye bindirir. Her cinsten birer cift hayvanıda yanlarına alır. Ve Allah sonunda büyük tufanı kopartır. Gökten yağan yağmurlar ve yerden fışkıran sular tüm yeryüzünü kaplar. Tennur un (bir enerji çeşide olduğu bilinir) kaynaması ile gemi hareket eder.sadece gemiye binen mugminler kurtulur. Gemi aylarca sularda kalır. Bu zaman zarfında yanlarına aldıkları yiyeceklerde tükenmeye başlar. Geriye kalan tüm yiyecekler bir kazanda toplanarak kaynatılır ve bir çorba elde edilir. Bu çorba ile karınlarını doyururlar. İşte bugun çok severek yediğimiz aşurenin hikayesi böyle bir kıssaya dayanır.